İş sağlığı ve güvenliğinin amacı

Uzman Çağrı Tasarım

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Amacı, çalışanlara sağlıklı ortam hazırlamak, çalışma şartlarının olumsuz etkilerinden onları korumak ve verimi artırmaktır.

Güvenlik kavramı, sadece işyerindeki güvenli çalışma ortamı ile sınırlandırılmamalıdır. Bir çalışanın kendini güvende hissedebilmesi için çalışma ortamında mutlu ve içi rahat olması, işletmenin ve yönetim kademelerinin desteğini, teknik yapının yeterliliğini hissediyor olması gerekmektedir.

İş Güvenliği Hayat Kurtarır!

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Amacı ve Önemi

Sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesi, yeni iş sahalarının açılmasıyla birlikte yeterli önlemlerin alınmaması durumunda, çalışanların sağlığını ve güvenliğini tehdit eden sonuçlar ortaya çıkmaktadır. İşyeri ortamında bulunan teknik ekipmanlar ile çalışma koşullarından kaynaklanan çeşitli riskler nedeni ile çalışanların sağlığı bozulabilir.

Sağlığı bozulan ve hastalananların teşhis ve tedavisi de bu uğraşların içine girer, ama bu çalışmaların asıl amacı, işyeri ortamında bulunan bu riskleri kontrol altına almak suretiyle işyerini sağlıklı ve güvenli bir yer haline getirmek ve sonuç olarak da bu ortamda bulunan ve çalışan kişilerin sağlığının olumsuz etkilenmesinin önüne geçmektir

İşçi sağlığı ve güvenliği çalışmalarının yukarıdaki genel amaçlarının dışında; işyerlerinde yeterli güvenlik tedbirlerini alarak işçilerin korunması, işçilerin tıbbi, fiziksel ve ruhsal açıdan en üst seviyeye çıkarılması, işyeri ortamında sağlığa zarar verebilecek unsurların hijyenik önlemlerle ortadan kaldırılması, işçiler ile iş arasındaki uyumun sağlanması, meydana gelen sağlık zararlarının ve meslek hastalıklarının tespit edilerek işçilerin tedavi olmalarının sağlaması, karşılaşılan zararların derecelerini objektif ve bilimsel yollarla belirleyip değerlendirmenin yanı sıra işyerinin güvenliğinin de sağlanması, olası kazaların engellenerek verimliliğin arttırılması hedefleri vardır.

İş Kazaları Savaştan Daha Beter!

İş Güvenliği Hakkı

İş güvenliği hakkı; herkese tanınmış olan yaşama, beden bütünlüğü ve sağlık hakkının işyerindeki yansımasıdır. Dünya’da ve Türkiye’deki sanayileşme ve teknolojik gelişmeye paralel olarak, özellikle işyerinde çalışan kişilerin güvenliği ile ilgili bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Gerekli tedbirleri önceden alarak işyerlerini güvenli hale getirmek gerekmektedir ki, işte iş güvenliği özellikle bu niteliğinden dolayı önem arz eder.

Çalışma şartları, çalışan kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebildiğinden, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ile toplumun mutluluğu arasında bir bağlantı kurmak mümkündür.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarının bir bölümü ölümle, bir bölümü ise sakatlanma ve yaralanmalarla sonuçlanmaktadır. Bu olayların manevi üzüntüsü ve meydana gelen maddi zararın ve milli servet kaybının büyüklüğü, insanların iş sağlığı ve güvenliği üzerinde önemle durmalarının geçerli nedenleridir

İşverenler; maddi ve manevi menfaatleri nedeniyle, çalışanlar; doğrudan etkilenen kişiler olarak, devlet ise, vatandaşlarının sağlığını ve mutluluğunu düşünmek zorunda olduğu için İş Sağlığı ve Güvenliği konusu ile yakından ilgilenmek durumundadır.

İş Kazaları Savaştan Daha Beter!

Çalışmanın savaştan üç kat daha tehlikeli olduğunu, içki, uyuşturucu veya savaşlardan daha fazla insan öldürdüğünü biliyor musunuz?

İçinde bulunduğumuz yüzyılda, çalışmanın savaştan üç kat daha tehlikeli olduğu, içki, uyuşturucu veya savaşlardan daha fazla insan öldürdüğü; savaşlar yüzünden yılda 650 bin insan ölürken, iş kazaları ve meslek hastalıkları sebebiyle her yıl 2 milyon insanın öldüğü belirtilmektedir. Araştırmalar, günümüzde Dünya ölçeğinde, her saniye üç işçinin iş kazası sonucu yaralanmakta olduğunu, her üç dakikada bir işçinin iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu ölmekte olduğunu ortaya koymaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) rakamlarına göre; her gün yaklaşık 6.000 kişi iş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle; yıllık toplamda ise 350.000 kişi iş kazası, 1.700.000 kişi ise meslek hastalıklarından yaşamını yitirmektedir.

Yukarıdaki veriler bize iş güvenliğinin önemini vurguluyor olmasına karşın, işverenlerin daha fazla menfaat elde etme arzusu, çalışanların geçim kaygısı ve devletin denetim konusundaki eksiklikleri nedeniyle ciddi bir önlem alınamamaktadır. Bunun da kanıtı geçtiğimiz yıllar arasındaki iş kazası ve meslek hastalıkları verilerine bakıldığında bir azalma görülmüyor olmasıdır.

sonuç

Teknolojik ilerlemeler karşısında alınan önlemler aynı paralelliği gösterememiştir. İş güvenliği, sadece çalışanı etkileyen bireysel bir kavram değil, bir ülkenin gelişmişlik düzeyi ölçütü, sağlıklı bir bireyin yetiştireceği yeni nesillerin bilinç düzeyini ile sağlıklı ve mutlu bir toplumu ifade etmektedir. Bunun sağlanabilmesi için mavi ya da beyaz yaka, işçi ya da memur ayrımı yapılmadan; yaş, cinsiyet, ırk ve meslek farkı gözetilmeksizin herkesin yaşama hakkının en yüksek düzeyde garanti altına alınması gerekmektedir.

İlginizi Çekebilecek Yayınlar

Cevap Bırak

Selam
Nasıl Yardımcı Olabiliriz